Hamileliğe hazırlık döneminde dengeli ve düzenli beslenme

GEBELİĞE (HAMİLELİĞE) HAZIRLIK
GEBELİK (HAMİLELİK) ÖNCESİ YAPILMASI GEREKENLER
Çiftlerin bir kısmı evlenir evlenmez çocuk sahibi olmaya karar verirler, bir kısmı da evlendikten bir süre sonra çocuk sahibi olmaya karar verirler. Çocuk sahibi olmaya karar veren çiftlerin dikkat etmesi gereken bazı noktalar vardır. Bunlardan en önemlilerini madde madde sıralamak gerekirse:

– Doktorunuza hamile kaldıktan sonra değil, hamile kalmaya karar verdiğinizde başvurmalısınız. Size gebelik hakkında, gebeliğe hazırlık döneminde dikkat etmeniz gerekenler konusunda bilgiler verilecektir. Gebelik öncesi bazı tahliller yapılacaktır.
– Gebelik planlayan her çiftin bebekte nöral tüp defekti denilen anomalilerin önlenmesi için gebe kalmadan önce folik asit vitamini kullanmaya başlaması gerekir. Bu konuda ayrıntılı bilgiye buraya tıklyarak ulaşabilirsiniz.
– Hamile kalmanızı kolaylaştırmak için yumurtlama günlerine yakın günlerde ilişkiye girmelisiniz. Hamile kalmayı kolaylaştıran faktörler konusunda detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
– Her an hamile kalma ihtimalinizi göz önünde bulundurarak gebeliğe zarar verebilecek ilaçları kullanmamaya dikkat etmeniz gerrekir. Doktorunuza danışmadan hiçbir ilaç kullanmamanız gerekir.
– Benzer şekilde röntgen (radyasyon) alanlarında bulunmamalısınız.
– Sigara ve alkol gibi alışkanlıklarınız varsa bunları gebeliğe hazırlık ve gebelik döneminde (hatta mümkünse tamamen) bırakmanız gerekir.
– Yeni evli bir çift iseniz evliliğinizin 1 yılı dolmadan “neden hala gebelik oluşmadı” şeklinde kaygı ve stresten uzak durmanız gerekir. Stres ve kaygı hamilelik isteyen bir çift için zarar getirecektir. Çiftlerde hamilelik oluşması için normalde beklenen süre 1 yıldır (aralıksız 12 ay korunmasız düzenli cinsel ilişki)
– Gebelik oluşması için ideal cinsel ilişki sıklığı haftada 2 keredir.
– Düzenli egzersiz ve spor gebelik öncesinde kendinizi hem fiziksel hem psikolojik olarak iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Ayrıca gebelikten önce bu tür aktivitelerde bulunmak gebelik sırasında egzersiz yapmanızı kolaylaştıracaktır.
– Aşırı kilolarınız varsa hamileliğe hazırlık döneminde bunlardan bir diyetisyen yardımıyla kurtulmanız size gebelik ve doğum konusunda fayda sağlayacaktır.
– Yaşınız 35’ten büyükse hamile kalma potansiyelinizin (over rezervi) değerlendirilmesi için bir kadın doğum uzmanına başvurmanız önerilir. Hamileliğin oluşması için ve doktorunuza başvurmanız için daha genç yaşlarda olduğu gibi 1 yıl beklememelisiniz.
– Hipertansiyon, diyabet, guatr, anemi veya başka bir sistemik hastalığınız varsa bunlarla ilgili doktorunuza tekrar başvurmalısınız ve gebeliğe hazırlık döneminde ve gebelik süresince planlanacak tedavileri görüşmeniz gerekir. Örneğin bazı ilaçlarınızın değiştirilmesi gerekebilir.
– Hamileliğe hazırlık döneminde dengeli ve düzenli beslenmeye özen gösterilmelidir. Hamileliğe münkün olduğunca normal bir kiloda başlanmalıdır. Aşırı kalori alımı sonrasında gelişecek obezite gebelik döneminde bazı sıkıntıları beraberinde getirecektir.
– Hamilelik dönemi ile ilgili şimdiden bilgiler edinmeniz faydalı olacaktır, bunun için hamile kalmayı beklememelisiniz. Bu konularda ayrıntılı bilgilere (hamileler için başlıca bilgiler) buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

gebelik oluşumu, döllenme

GEBELİĞİN OLUŞUMU (HAMİLELİK OLUŞUMU)
GEBELİK OLUŞMASI İÇİN NELER GEREKLİDİR?
Erkekte normal sayıda ve özellikte sperm üretimi,
Sperm kanallarının açık ve yeterli fonksiyonu,
Kadında yumurta hücresi üretimi,
Kadında yumurtayı ileten tüplerin açık olması,
Yumurtlama günlerinde cinsel ilişki,
Sperm ve yumurtanın buluşması ve döllenme,
Döllenmiş yumurtanın yerleşmesine uygun rahim fonksiyonu,
Döllenmiş yumurtanın, rahme yerleşip embriyo ve fetus (cenin) halini alışı,
Gelişimini tamamlamış bebeğin doğumu.

SPERM ÜRETİMİ
Erkek üreme hücresi olan sperm testislerde üretilmektedir. Üretim kadınlardakinden farklı olarak buluğ çağında başlayıp hayatın sonuna kadar devam eder. Keza kadın periyodunda ayda bir kez yumurtlama (ovulasyon) ile bir adet (nadiren birkaç) yumurta hücresi (ovum) oluşmasına rağmen, erkekte sperm üretimi süreklidir.
Doğumda erkek yumurtalarında sperm üretecek ana sperm hücreleri (spermatogonium) bulunur. Ergenliğe kadar bu hücreler sessizce beklerler. Ergenlikte beyinden salgılanan hormonların (FSH, LH) artışı ile yumurta içindeki ana sperm hücrelerinde bölünme başlar. Oluşan yeni hücreler de çeşitli bölünme, gelişme ve farklılaşma aşamalarından geçerek sperm haline gelirler.
Testislerde dakikada yaklaşık 50-200 bin adet sperm üretilir. Testislerin içindeki kanallarda oluşan spermler epididim adı verilen kanal sistemi içine girerler. Burada da olgunlaşmaya devam eden spermler, epididimin kuyruk kısmına geldiklerinde bağımsız hareket kabiliyeti kazanmış olurlar. Bir sperm hücresinin gelişimini tamamlayıp olgun hale gelişi yaklaşık 70 gün sürmektedir.
Sperm, 5-7 mikron boyunda, 3-4 mikron eninde, armut şeklinde baş, 2-3 mikron boyunda boyun ve 40-45 mikron uzunluğunda kuyruk kısımlarından oluşmaktadır.
Spermin Dışarı Çıkışı
Cinsel uyarılma olduğunda sperm hücreleri, meni keseciklerinin ve prostatın salgıları, arka idrar yolu ve boşaltma kanallarında birikmeye başlarlar. Birikim için, prostat içindeki idrar kanalının mesane tarafındaki üst kısmı ve prostatın alt tarafındaki alt kısmı sfinkter sistemi (büzücü mekanizma) tarafından kapalı tutulur. Bu sayede biriken sıvılar mesaneye ve idrar yolundan dışarıya kaçmaz. Biriken sıvıya meni adı verilir.
Cinsel uyarılma doruk noktasına ulaştığında, boşalma refleksi denen olay başlar. Mesane tarafındaki iç sfinkter kapalı kalırken, dış sfinkter açılır. Aynı anda, idrar yolu üzerindeki ve boşaltma kanallarındaki kaslar, hızlı ve ritmik olarak kasılırlar. Bu kasılmalarla beraber meni, fışkırır tarzda birkaç hamle ile idrar deliğinden dışarı atılır.

YUMURTA HÜCRESİ ÜRETİMİ
Anne karnındaki ceninin bel kemiğinin her iki yanındaki dokular, ceninin kromozom yapısı dişi ise yumurtalık şeklinde farklılaşmaya başlar. Farklılaşan yumurtalıkta gebeliğin 6. haftasında yumurtanın ana hücreleri (oogonia) belirginleşir. 20. haftaya kadar ana yumurta hücreleri bölünerek çoğalır. Daha sonra, 46 kromozomlu(gen) bu hücreler kromozom sayısını yarıya indirecek bölünme aşamasına girerler. Gebeliğin 7 ve 9. aylar arasında oluşan bu bölünme tamamlanmaz. Bölünme aşamasında kalan bu hücreler oosit adını alırlar. Etrafı bir hücre tabakasıyla çevrilen oositler, yumurtalıkta sessizce beklemeye başlarlar. Bunların sayısı belirlidir ve daha sonra değişmez. Yani kadın yumurtalığı, erkektekinin aksine belli sayıda üreme hücresine sahiptir.
Doğumdan ergenliğe kadar, yumurtalıkta değişmeden bekleyen oositler, ergenlikten sonra gelişerek olgun yumurta hücresi haline geleceklerdir. Ancak, bunların %99’u çeşitli nedenlerle yok olurken, sadece %1 kadarı gelişerek yumurta hücresine dönüşmektedir.

YUMURTLAMA (OVULASYON)
Kadın periyodunun yaklaşık 14. gününde beynin hipofiz(beyin orta kısmında hormon salgılayan bölge) bölgesinden salgılanan hormonlardan LH’nin miktarı, aniden artar. Müteakiben olgun follikülün zarı çatlayarak yumurta hücresi serbest kalır. Bu olaya yumurtlama adı verilmektedir.

Yumurtalıkta, yumurta hücresinin gelişmesi sırasında, östrojen ve progesteron adlı hormonlar üretilmektedir. Yumurtlamadan önceki periyodun ilk döneminde östrojen, yumurtlamadan sonraki ikinci dönemde progesteron adlı hormon rahim içindeki dokuların, döllenmiş yumurtanın yuvalanmasına uygun hale gelmesini sağlar. Aksi halde döllenmiş yumurta rahme yuvalanmayacak ve düşük olacaktır.
Geç Yumurtlama, Geç Döllenme Nedir? konusunda detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

gebelik oluşumu, döllenme
Resmi büyütmek için üzerine tıklayın

DÖLLENME
Döllenme, erkek üreme hücresi sperm ile dişi üreme hücresi yumurtanın buluşup spermin, yumurta içine girmesi halidir. Bu olay, kadın tüplerinden birisinin içinde gerçekleşir.
Cinsel ilişkide, boşalmadan sonra meni içerisindeki spermler, hızla serviks denen rahmin boyun kısmından içeri girerler. Spermler buradan rahmin içerisinde yukarıya doğru ilerleyerek, tüplerin içerisine girer ve burada da ilerlemeye devam ederler.
Yumurta hücresi, kadın yumurtalığından serbest bırakıldıktan sonra karın boşluğunun alt kısmına düşer. Düştüğü yer, tüplerin eldiven parmağı gibi uzantıları olan serbest ucuna yakındır. Yumurta hücresi, tüpün uzantıları tarafından tüpün içine alınır. Yumurta hücresi tüpün içinde rahim tarafına doğru yavaşça iletilir. Bu sırada tüp içine kadar ulaşmış sperm hücresi varsa, döllenme için buluşma gerçekleşmiş olur.
Sperm ile yumurta hücresinin buluşmasından sonra sperm, baş kısmındaki eritici enzimlerle yumurtanın zarlarını delerek içine girer. Bir sperm yumurta içine girdikten sonra yumurta zarının özelliğini değiştirerek başka spermlerin yumurta içine girmesine müsaade etmez.

GEBELİK
Döllenmeden sonra, döllenmiş yumurta (zigot) yaklaşık 30 saat, dıştan tespit edilebilir bir değişiklik olmaksızın sessiz kalır. Bu sırada erkek ve dişiden gelen kromozomlar birleşmiş, yeni canlının kromozomları oluşmuştur. Rahim tüplerinin içinde gerçekleşen döllenmeden sonra, zigot tüpün içinde rahime doğru ilerler. Rahme ulaşması 3-5 gün sürer. Bu aşamalarda zigot, bölünerek çoğalır. Hücre sayısı 2, 4, 8, 16… olarak artar. Yuvalanma aşamasındaki zigot, bir boşluğu çevrelemiş, tek tabaka halinde dizilmiş hücrelerden oluşur. Bu hücre topluluğunun bir tarafındaki hücreler sayıca ve tabaka olarak daha fazla gelişir. Bu bölge rahime yapışma bölgesidir. Bu aşamadaki yeni canlıya embriyo adı verilmektedir.
Yuvalanma döllenmeden sonra 5-8’ inci günlerde başlar, 9-10’ uncu günlerde tamamlanmış olur. Yani kadının adetine daha 4-5 gün varken, döllenme ve yuvalanma işlemi tamamlanmıştır. Kadın, adetinin olmaması ile gebeliğini fark ettiğinde, embriyo yaklaşık 15-20 günlük olmuştur.
Embriyo, rahme yuvalandıktan sonra hızla gelişmesine devam eder. Döllenmeden sonra, ikinci aya kadar olan döneme, embriyo dönemi denilmektedir. Daha sonra fetüs adını alan yeni canlı, doğuma kadar gelişimini devam ettirir.
Gelişen ceninde anormalliklerin çoğu ilk 12 haftada oluşur. Bu nedenle anne ilaç, aşı, zararlı kimyasal maddeler, virüs ve bazı enfeksiyonlar ile radyasyon ve benzeri zarar verici tüm etkenlerden kaçınmalıdır.
Anne karnındaki cenin, plasenta adı verilen (bebeğin eşi) yapıya göbek bağı ile bağlıdır. Plasenta da, rahme yapışıktır. Plasentada, anne kanı ile bebek kanı birbirlerine karışmaksızın besin ve çeşitli maddelerin alışverişi olur. Bu yolla cenin, besinlerini anneden alırken, artıklarını anneye verir. Plasenta, bazı hormon, kimyasal madde, mikroorganizma ve küçük molekülleri geçirgendir. Bu nedenle annenin karşılaştığı bazı zararlı etkenler çocuğu da etkiler. Örneğin, annenin sigara kullanması ve alkol alması direkt çocuğu etkiler. Keza, üzüntülerinde açığa çıkan hormonları, plasentadan geçerek cenini olumsuz yönde etkiler.

TAM KAN SAYIMI TAHLİLİ (HEMOGRAM)

TAM KAN SAYIMI TAHLİLİ (HEMOGRAM)
HEMOGRAM = TAM KAN SAYIMI = CBC (Complete Blood Count)

Hemogram yani tam kan sayımında kan içerisinde bulunan çeşitli hücrelerin sayıları ve oranları belirlenir. Bunlar kırmızı kan hücreleri (eritrositler, alyuvarlar, rbc), beyaz kan hücreleri (akyuvarlar, wbc) ve platelet (trombosit, plt) gibi hücrelerdir. Beyaz kan hücrelerinin nötrofil, monosit, lenfosit, eozinofil, bazofil gibi çeşitleri vardır.

Tam kan sayımında nelere bakılır?
Tam kan sayımında kan içerisinde bulunan çeşitli hücrelerin sayısı değerlendirilir.
Bunlar başlıca:
– Eritrosit = kırmızı kan hücresi = alyuvar sayısı (RBC): detaylı bilgi >>
– Hemoglobin (HGB, HB): detaylı bilgi >>
– Hematokrit (HCT): detaylı bilgi >>
– Ortalama eritrosit volümü (MCV): detaylı bilgi >>
– Ortalama eritrosit hemoglobini (MCH): detaylı bilgi >>
– Ortalama eritrosit hemoglobin konsantrasyonu (MCHC): detaylı bilgi >>
– Lökosit = beyaz kan hücresi sayısı (WBC): detaylı bilgi >>
– Trombosit = platelet sayısı (PLT): detaylı bilgi >>
– Retikülosit sayısı (RET): detaylı bilgi >>

Tam kan tahlili nasıl yapılır?
Genellikle koldaki bir toplar damardan (ven) alınan kan ile çalışılır. Parmak ucundan delinerek de alınabilir. Yenidoğan bebeklerde topuktan kan alınabilir. Tahlil için hastanın aç veya tok olması farketmez.

HAMİLELİKTE (GEBELİKTE) TAM KAN SAYIMI DEĞERLERİ
Gebeliğin ilk muayenelerinde mutlaka yapılması gereken bir tahlildir. Bu sayede anne adayında kansızlık (anemi) varlığı araştırılır ve gerekirse buna yönelik tedavi verilir. Hamileliğin son aylarına doğru gerekirse tekrar tam kan sayımı ile hemoglobin ve diğer parametreler değerlendirilir. Tam kan sayımında değerlendirilen parametrelerden bazılarının normal değer aralıkları gebelerde diğer bireylere göre farklılık gösterir, bu konuda detaylı bilgiye yukarıda görülen her bir tahlil parametresinin yanındaki detaylı bilgi linkline tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Hamilelikte yapılan bütün tahliller ve testler hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Tahlil sonuçlarının değerlendirilmesi, yorumlanması:
Hamilelerde ve diğer hastalarda tahlil sonuçları ancak muayene ve diğer bulgular ile kombine edilerek değerlendirildiğinde bir anlam kazanır. Bu nedenle tahlil sonuçları ilgili doktora danışılmadan asla değerlendirilmemelidir.